J Michell’in fikri şöyleydi: Yeryüzünün yüzeyinden bir gülleyi dikey olarak yukarı doğru ateşlediğinizi varsayalım. Gülle yukarıya giderken kütlesel çekim tarafından yavaşlatılır, özbenliğine göre ayar kılınır. Belli bir kritik hızdan fazlasına sahip ise hiç bir zaman yükselmeyi durdurmayacak ve geri düşmeyecek, uzaklaşmayı sürdürecekti.
Bu özbenliğimizin hızına, kaçıp kurtulma hızı denir. Bu yeryüzü için saniyede yedi mil kadar, Güneş için saniyede yüz mil kadardır. Bu hızların her ikisi de gerçek bir güllenin hızından fazladır. Daha sonrası takyonik hız kapsamındadır.
Bu takyonik kütlesel çekimin ışık üzerinde fazla etkisi yok; ışık zorluk çekmeden yeryüzünden veya Güneş’ten ‘kaçıp kurtulabilir. Ancak Michell kaçıp kurtulma hızının ışığın hızından daha büyük olmasına yetecek kadar kütleli bir yıldız olabileceğini düşündü. Böyle bir yıldızı göremeyiz, çünkü ışığı yutar; yıldızın kütlesel çekimi tarafından geri çekilir. Ancak kütlesel çekiminin yakınındaki madde üzerindeki etkisiyle yıldızın varlığını saptayabiliriz.
Yapılan bir deneye göre, ışık her zaman aynı değişmez hızla hareket eder. O halde kütlesel çekim ışığı nasıl yavaşlatabilir?

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir